ANASAYFA > HABERLER

"Ticaret, cesaret ve çalışmayı gerektirir"

Derneğimize üye Star Alüminyum Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Keten, İstamonu Gazetesi’nde tam sayfa röportajı ile yer aldı.

 

Star Alüminyum Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Keten:

“Ticaret, cesaret ve çalışmayı gerektirir”

 

İstamonu Gazetesi’nde yer alan Sektöründe Büyüyenler sayfalarında sayısız iş adamını konuk etmiş ve başarı hikayelerini konu almış biri olarak; bir çok iş adamının çevresine motivasyon enerjisini yaydığını gözlemlediğimi söyleyebilirim. Yaptıkları işlerde heyecanlı olmakla kalmadıklarına, bizleri de heyecanlandırdıklarına şahit olduk çok zaman.

 

Özellikle İstanbul gibi büyük bir metropolde işinde uzmanlaşmış, kurumsal kimliği özümsemiş iş adamlarımızın varlığı ve yüzlerce insane ekmek kapısı olmaları şüphesiz gurur kaynağımızdır. İlham aldığımız başarı hikayeleri ise zor olan mesleğimizi kolay eyleyen etkenlerden biri.

 

Bu hafta da hem yeni bir hayat hikayesine hem de bir kaşifin yol haritasına tanıklık ettik.

 

Hani bazı başarılar vardır istekle gerçekleştirilir ancak. İmkansızlık elinizde bir şey olmaması değil, içinizde bir şey olmamasından kaynaklıdır. Şenpazarlı hemşerimiz Mehmet Keten’de elindeki imkanla değil, içindeki isteğin çizdiği yolda emin adımlarla başarı merdivenlerini çıkan iş adamı…

 

Cesareti ve çalışkanlığı ile kurduğu düşe sahip olan Star Aüminyum Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Keten’in zirveye uzanan başarı hikayesi takdimimizdir…

 

Mehmet Bey, merkesi İstanbul’da bulunan başarısını ispat etmiş firmalardan birinin kurucususunuz. Hayat hikayenizin nerede ve nasıl başladığını, hangi yolları kat ettiğinizi bizimle paylaşırmısınız?

 

Şenpazar Salman köyünde 1959 yılında doğdum, ilköğrenimimi Harmangeriş’te tamamladıktan sonra askere gidene kadar memlektimde kaldım. Bu sırada 1979 yılında eşim Fatma Hanı mile dünya evine girdim. Askerlik dönüşü eşimle aldığım karar doğrultusunda İstanbul’a yerleştim ve hemen bir yemek fabrikasında bulaşıkçı olarak işe başladım. Çevremde benimle aynı işi yapan arkadaşlarım sabah 8’de gelip akşam 6’da gidiyorlardı. Onlar bu duruma alışmışlardı ancak ben meslek edinmenin telaşındaydım. Kısa zaman içerisinde aşçılarla birlikte sabah ezenindan sonra iş başı yapmaya başladım. Zaman aramaksızın işime dört elle sarıldım ve bulaşıkçı olarak girdiğim iş yerinde 6 ay sonra aşçı yardımcısı oldum. Buradaki gayretimden olsa gerek 1 yol sonra da Irak’a aşçı yardımcısı olarak gitmem için teklif geldi. Bu teklif Türkiye şartlarında 12 kat daha fazla kazanmak anlamına geliyordu. Irak’ta bir yıl kadar çalıştım. Çocuğum ben yurtdışındayken doğmuştu. Ailemden daha fazla ayrı kalmamak için geri döndüm ve ticarete atılmaya karar verdim. Ancak herşey düşündüğüm kadar kolay gitmedi.

 

Neydi size zorlayan şartlar?

İlk ticari girişimim arkadaşımla aldığım kamyonetle sebze ve meyve satımı üzerine oldu. Bu işin fazla getirisi olmadığını görünce nakliyeciliğe yöneldik. Nakliye alanında alüminyum üzerinde faaliyet gösterirken  geri dönüşün konusunda bilgi sahibi oldum. Eşimle birlikte alüminyum talaşları arasındaki hurdaları bulup satışını gerçekleştirdik. Ayrıştırma işlemi sırasında ikimiz de madenciler gibi simsiyah oluyorduk. Baktık bu iş bize bir kazanım sağlıyor hem nakliyeciliğini yapıyordum hem de alüminyum hurdasını alıp satıyordum. Bu sırada alüminyumları aldığım firma bana ortaklık teklifinde bulundu. Ben bir dükkan tutacaktım, onlar mal verecekti. Satışından elde ettiğim karı da paylaşacaktık. 1988 yılında gerçekleşen bu teklifi güvenemediğim için Kabul etmedim. Ancak 1991 yılında kendimi hazır hissedince firma sahibine teklifini hatırlattım. Firma sahibi kendisi değil de kardeşini ortak yaptı ve zor bir dönem başladı bizim için. İlk işimizi yaptığımız yer yüklü bir mal istemişti onu temin ettik ancak paramızı alamadık. Ardından kısa bir süre sonra ortağım vefat etti. Onun payını peyderpey aldığımız para ile tamamen ödedim. Ancak o yıl iflas kaçınılmaz oldu. 35 metrekarelik dükkanı büyük bir zararla kapattım.

 

Böylesine bir büyümeyi sağlamak için hangi çalışmalara imza attınız?

 

1992 yılında kaliteli mal satmaya başladım. Daha önce olduğu gibi 2. ya da 3. kalite değil de 1. sınıf alüminyum satmamız bizim dikey olarak büyümemizi sağladı. O dönem bir arkadaşımın teklifi üzerine kendisi ile ortak oldum. Hala dostluğumun devam ettiği ortağımla 1993-1994 yılları arasında faaliyet gösterdik. Şu bir gerçek ki yalnız ticaret yapmak çok zor, muhakkak güvenebileceğiniz birileri olmalı. Bu düşünceyle şu anki ortağım olan kardeşim Mustafa Ketenci’ye 1997 yılında ortaklık teklif ettim. Doğrama atölyesi vardı, işe hakimdi. Onun iş bilgisi bize ciddi katkılar sağladı ve bugünlere geldik. Kalite, çeşit ve hizmet ilkesiyle hareket ederek küçükte olsa ilk üretim fabrikamızı 2000 yılında Çağlayan’da kurduk. Arslan Alüminyum’un sahibi Kastamonu’lu hemşerimiz Mehmet Arslan’a ait iş yerini bize sağladığı kolaylıklarla birlikte satın aldık. Böylece o yıllarda Çağlayan’da ikinci satış mağazamız oldu. Ardından Ümraniye Dudullu Nato Yolu caddesinde bir şube daha açtık. Bu arada durmadık. Çalışma ve azmimiz sonucunda Dolapdere, Kartal, Zonguldak ve Bursa’da şubeler kurduk. Kendi varlığımızı kabul ettirip, müşteri veritabanı oluşturduktan sonra buradaki şubelerimizi kapattık. Şimdi doğrudan hizmet verir hale geldik. Bu süreçte bir çok ortaklık teklifi aldık ancak Kabul etmedik. İmalat alanımız bize yetmeyince Başakşehir’de merkez plazamızı yaptırdık. 2012 yılından itibaren imalatımız ve yönetimimiz burada. 2850 metrekare arsa üzerinde yaptığımız 10 katlı Star Alüminyum’un Başakşehir’deki merkezinin toplam kullanım alanı 19 bin 800 metrekare.
 

Çağlayan ve Ümraniye’deki faaliyetleriniz hala devam ediyor mu?

 

Elbette. Çağlayan’daki satış mağazamızı büyüterek 5 katlı ofis ve showroomun yer aldığı 2 bin metrekarelik bir şubeye çevirdik. Dudullu şubemizde de aktif şekilde faaliyetlerimizi sürdürüyoruz.

 

Ürün gamınız nedir?

 

Patenti bize ait bir çok kalıpla yurt içi ve yurt dışında profil satışlarımızın yanı sıra mobilya kapak profilleri, bölücü paneller, kapı kaslarıi bankolar, fuar standları, yönlendirici tabelalar ve merdiven korkuluğu gibi çok geniş bir alanda imalatımız bulunuyor. Ayrıca müşteri istekleri doğrultusunda, proje bazında her türlü özel ürün taleplerini de eğitimli ve tecrübeli ekibimizle yerine getiriyoruz. Satışını gerçekleştirdiğimiz aksesuarların da yüzde 80’ini biz imal ediyoruz.

 

Ağırlıklı olarak yöneldiğiniz bir sektör bulunuyor mu?

 

Star Alüminyum bir süper markettir, alüminyumun kullanıldığı her alanda biz varız. Özellikle son zamanlarda ülkemizd ekapı kasası imalatı büyük önem taşıyor. Bu alana çok önceden yöneldik. Baktığınız zaman demonte ya da bitmiş profil olarak ülkemizdeki okul ve hastane kapı kasalarının da yüzde 30’unu biz yapıyoruz.

 

İhracat oranınız nedir?

 

Geçen sene verilerine göre üretimimizin yüzde 30’unu ihraç ettik. Dünya genelinde 35 ülkeye ihracatımız mevcut.

 

7 Haziran genel seçimlerinin ardından ülkemizdeki durum işlerinize nasıl yansıdı?

 

Bu belirsizlik ortamı ekonomik açıdan ülkemizi dolayısı ile bizi de olumsuz yönde etkiledi. Satışlarımızda geçtiğimiz yıla oranla yüzde 23 oranında azalma yaşadık. Bu sebeple yaklaşık 115 kişi olan istihdam sayımızı da 100’e düşürdük. Şu bir gerçek ki ülkemiz Turgut Özal ve Recep Tayyip Erdoğan ile birlikte belirli bir refah seviyesine ulaştı. Geçmişe dönüp baktığımızda koalisyonun hep zararlarını gördük. Çöpler yığınak haline geldi, evlere çeşmelerden sular taşındı. Ben su sebebiyle sarılık olduğumu hatırlıyorum. Akşamdan sabaha borçlanan ülke konumundaydık. Bunun zararlarını hep birlikte yaşadık. Rahatlıkla söyleyebilirim bizim işlerimizi büyütmemizde ülkemizde koalisyonsuz hükümet kurulmasının büyük etkisi vardır. Ama son zamanlarda birileri maalesef bizim üzerimize oyun oynuyor. İnşallah oyuna gelmeden yeni sistemimiz oturacak. Bunun için sık sık dua ediyoruz.

 

Farklı alanlarda faaliyet göstermeyi hiç düşündünüz mü?

 

Herkes kendi işini yapmalı. Sanayici sanayiciliğini, tüccar tüccarlığını yapsın. Çok insan bundan dolayı batmıştır. Ben kendi alanımda daha çok nasıl ilerleyebilirim düşüncesindeyim. Üretttiğimiz ürünlerin çeşidini ve satışını arttırma hedefindeyim. Bilmediğim işe girmem, başka alanlarda macera aramam.

 

Çocuklarınızın sektörle ilgisi var mı?

 

İki oğlum da sektörün içinde, işin başında. Büyük oğlum Erhan 32 yaşında Dudullu’daki merkezimizde idare bölümünde aynı zamanda eşi de buranın finansında çalışıyor. Küçük oplum Servet de 27 yaşında geçtiğimiz yıl Dudullu şubesinin yönetimini üstlendi ve işleyişi tamamen o yürütüyor.

 

Üç büyük merkezden bahsediyoruz. Kontrol zor olmuyor mu?

 

Ben insanlara daima güvenmeyi tercih ederim. Ancak denetimi de hiçbir zaman ihmal etmemek gerekiyor.

 

Bulunduğunuz konumdan memnun musunuz?

 

Doğru, dürüst ve çalışkan olunca her şeyin karşılığını görüyorsunuz. İnsanların hayattan memnuniyeti de evinden başlar. Evde mutluysan işte verimli olursun. Özellikle eşlerin iş hayatına katkısı çok büyüktür. Ben bird aha dünyaya gelsem yine eşimle evlenirdim. Biz eşimle birlikte büyüdük, tüm zorlukları beraber aştık. Birbirimize ve işimize aşığız. Bulunduğum konumdan da memnunum.

 

Şenpazar’da ve çevre ilçelerinde yardımseverliğinizle de tanınıyorsunuz. Memleketiniz size ne hissettiriyor?

 

Mekanları cennet olsun; annemi 1995 yılında babamı da 2013 yılında kaybettik. Baba ocağı memleketimi, ülkemi ve bayrağımı çok seviyorum. Sorduğunuz için söylemek istiyorum; Şenpazar’la ilgili hayır hasenat işlerinde elimizden geldiğince katkı sağlamaktan geri durmam. Köyümün yolundan, suyuna kadar sağladığım katkılar bana huzur veriyor. Bunun yanı sıra ilçe meydanına, köyüme ve evimin bulunduğu alana da Atatürk anıtı ve Türk bayrağı gönderi yapmaktan gurur duyuyorum. Özellikle köyümüzde bayramlar şölen gibi geçer. Doyumsuz bir haz alıyorum bundan. Sizin aracılığınızla da Kastamonu’lu iş adamlarına memleketlerine sahip çıkmaları, doğup büyüdükleri topraklara daha fazla duyarlı davranmaları konusunda çağrıda bulunuyorum.

 

Ne sıklıkta gidersiniz Kastamonu’ya?

 

2010 yılında köyüme iki katlı ahşap bir ev yaptırmıştım. Bu yıl Ocak ayında çıkan bir yangında tamamen yandı. Daha önceleri yılda üç ya da dört kere giderken üzüntüm sebebiyle bu yıl bir kere gidebildim.

 

Sosyal ya da sportif faaliyetlere zaman ayırabiliyor musunuz?

 

Pek fazla değil. Genellikle işe yoğunlaşmış durumdayız. Arta kalan vakitlerimizde sanayici ve tüccar arkadaşlarımızla bir araya geliyoruz. Ticari hayatımıza atıldığımız Hürriyet Mahallesi’nde ahde vefa duygumuz var. Bu sebeple Hürriyetspor Kulübü’nün as başkanlığını sürdürüyorum. Aklıma hep Kastamonuluların birbirine bağlı olmadığı düşüncesi hakimdi. Kastamonu Sanayi ve İş Adamları Derneği’ne üye olduktan sonra ise bu algım değişmeye başladı. Özellikle Ayhan Aslan gibi bir değerin derneğin başkanlığını üstlenmesi ve mütevazi kişiliği ile tüm iş adamlarımızın ve sanayicilerimizin yanında olmaya çalışması mutluluk verici.

 

Söyleşi için teşekkür ederiz. Son olarak ticarete atılmak isteyen gençlere ne gibi tavsiyeleriniz olur?

 

Günümüz şartlarında eğitim çok önemli. İyi bir eğitimin yanı sıra kişisel gelişime de önem verilmeli. Ticaret, cesaret ve çalışmayı beraber gerektirir. Baktığımız zaman ticaretin tamamı risk. Bu riski alırken temkinli adımlar atılmalı.

 

Röportaj: Hüseyin Karadeniz

HABERLER

KASTAMONUDAN

İŞ ORTAĞI BUL